1979 doğumlu biri olarak 1996-2004 arasındaki o altın yılları asla unutmak mümkün değil elektronik müzikte. Radyolardan kasetlere kayıt edilen yayınlar, o zamanın – şimdi bile olmayan – clublarında resident DJ’ler ile konuk DJ’lerin setlerini dinleme imkanından ibaret, internetle 822 li hatlarla tanışılmış yıllar…Sosyal ağ hak getire bağlanmak şahane idi o zamanlar…

2009-2010 dan bu yana yavaş yavaş başta Sensation partileri ile yıldızı yeniden parlayan elektronik müzik, 2013 yılında bence en büyük zirvesine ulaştı. Burada açıkçası diğer müzik türlerinin gelir noktasında üretkenliğini kaybetmesinin de etkisi olduğuna inanıyorum. Elektronik müzikte her zaman DJ ‘lerin geldiği partiler önem taşımıştı, öyle olmaya da devam etti. Lakin;

İnternet ve sosyal medyanın inanılmaz etkisi ile elektronik müzik 2013′te şaha kalktı. Daha yılın 3. ayında Ultra Music Fest Miami ile saat farkı nedeniyle ilerleyen saatlerde inanılmaz iyi canlı internetten elektronik müzik dinledik. Yayın o kadar sürükleyici ve kaliteliydi ki, saat farkının az olmasını dilemiştik. Açıkçası bence yılın açık ara DJ’i Hardwell ile ben bu etkinlik sayesinde tanıştım. Hardwell gerçekten inanılmaz, olağanüstü performansı ile yıl boyu mest etti. Yılın sonlarına doğru yaptığı şu akustik versiyonu ile Apollo şarkısını bize bambaşka tattırdı:

Unutmayalım Hardwell, Mayıs 2014′te İstanbul’a geliyor. Ultra Miami’nin hiç şüphesiz beklenen en büyük anı hüzünlü Swedish House Mafia’nın son sahnesiydi. Türkiye saati ile gecenin 3.5-4 lerinde ayakta bekledik. Muhteşemdi, olağanüstü idi bu set…Grup üyeleri bundan sonra tek başlarına birçok etkinlikte boy gösterdi, ama o tadı ayrı ayrı veremediler:

Ultra Miami’de en beğendiğim performanslar, Şubat ayında Beyrut’ta ASOT partisinde dinlediğim Dash Berlin, Nicky Romero oldu. Diğerlerini de beğendim elbette ama bunlar benim açımdan öne çıktı. Carl Cox’un müziğini eskiden beğenmeyen biri olarak yavaş yavaş çok farklı sinyaller alacağımı bu etkinlikte anladım. Çok iyiydi “dede”. Onun tabiri ile OH YES! OH YES ti :)

ASOT partilerinin bazılarını internetten takip etme imkanı bulduk. Karışık ve problemli geçen 2013 yılında Türkiye’de bilinirliliklerinin artmasını dilediğim Techno-Live Sets ve BE-AT.TV siteleri ile tanıştım. Techno-Live Sets ağırlıkla görüntüsüz, DJ set kayıtlarını veriyor ki, bu müziğe kendini adamış biri için bu eşsizdir. BE-AT.tv ise adından anlaşılacağı üzere canlı yayın yapıyor.

Bu site sayesinde bu senenin flaş ismi Adam Beyer ile tanıştım. Gerçekten çok farklı bir tarzı var. En beğendiğim seti şu olmuştu: http://www.techno-livesets.com/2013/08/adam-beyer-live-cocoon-drumcode-158.html

Ultra Miami ile inanılmaz giriş yaptığımız yılın ikinci bombası Ultra Europe…Ultra Europe, Split yani Hırvatistan’da yapıldı. Bence yine yıldızlar Carl Cox ve Hardwell oldu. Armin Van Buuren’in performansı iyiydi.

Tomorrowland ise aslında internet yayını noktasında tam etkinliği izlerken keyif aldığınız anda yayının değiştiği, adeta zaplandığı bu sebeple hakkında bir fikir veremediğim etkinlik oldu.

DJ Mag oylamasından da bahsedelim. Facebook üzerinden oy kullanılabildi ve birinci beklendiği gibi Hardwell oldu: http://www.djmag.com/top100

Ekim ayında Carl Cox’un öncülük ettiği Awakenings etkinliği çok güzeldi. BE-AT.tv’den canlı dinleme imkanı bulduk. Burada tanıştığım bir DJ…Dosem..Seti harikuladeydi.. http://www.be-at.tv/brands/gashouder/awakenings-ade-carl-cox-presents-pure-intec/dosem

Benim için en önemli anektodlarından biri ise Eylül ayında gittiğim Rio de Janeiro’daki Rock in Rio etkinliklerinde tanıştığım DJ’ler oldu. Wehbba’nın setleri harikaydı. Kısa bir parça: http://www.youtube.com/watch?v=MBxaGT0K9iE

Yılın sonlarına doğru Ankara’ya gelen DJ Beyza’nın setlerini canlı canlı dinleme imkanı bulduk. Bu da güzel bir kapanış oldu denebilir:

Ben bu yıldan elektronik müzik noktasında müthiş keyif aldım. Nice 2013 kalitesinde yıllara…