Ankaralı Kankalar

Yazarlık serüvenimdeki yaptığım ilk röportajdı bu sevgili James Chalmers ve Chris Wade ile. Hem ilkti hem de Ankara’da yaşayan yabancı futbolseverlerin bakış açısını yansıtmıştı, 2007 yılının yaz aylarında oldukça ilgi görmüştü, zamanında blog sahibi olmamak nedeniyle, şimdi eski yazılarımdan seçmeleri eklemeye karar verdim. Keyifle okuyacağınızı umarım. 16137

Lig bitiminden sonra e-posta kutuma bir ileti düştü. Sezonun son iki yazısına dair “tüm taraftar gruplarından bahsettin bizi unuttun” diye bir isyan geldi! Bu isyanın sahibi Ankaralı Kankalardı! Stadyumda zaman zaman bir kısmını görüyordum, fakat bir şekilde organize olduklarını bilmiyordum. Evet, Ankaralı kankalar, Ankara futbolunun sadece kimlikleri itibari ile yabancı, ama bir o kadar da içimizden taraftarları!

Sezon sonu barbeküye davet ettiler. Burada hem yabancı, yerli taraftarlar hem de Oftaş’tan sayın Suphi Yalçınkaya ile sohbet etme fırsatı buldum. Barbeküde Ankaragücü, Gençlerbirliği ürünleri satan mağazalardan arkadaşlar da vardı ve ufak bir çekiliş bile yapıldı. Ortam keyifliydi. Neredeyse hepsi Avrupalı “Kankalar” aileleri, çocukları ile gelmişti. Bu çocuklardan biri de Gençlerbirliği Spor Okulu’nda okuyan 15 yaşındaki  Avusturyalı kaleci Christoph idi. Futbol yaşantında bol şanslar Christop!

Gerek bu barbeküye dair resimler gerek ise “kimdir bu Kankalar” diye merak ederseniz, http://ankarafootball.blogspot.com adresine tıklamanızı öneririm. Futbolumuza farklı bir gözle bakmak için birebir. Kankaların ÖZ olanı ile ESKİ olanı benle röportaj yapmayı kabul etti. ÖZ olan Chris Wade, Avustralyalı, Sydney FC ve Gençlerbirliği taraftarı, ESKİ olan ise James(Jim) Chalmers, İskoçyalı ve Hibs yani Hibernian ile Ankaragücü taraftarı.

Tolga: Türk futbolunun durumunu nasıl görüyorsunuz?

Chris: Oldukça kötü. 3 büyük takım var. Herkes onları tutmak istiyor bir de Trabzon var tabi. Bu durum, ligin iyi olmadığını gösterir. Özellikle İngiliz futboluna göre kıyaslayacak olursak, hız açısından oldukça yavaş oynanıyor.

Jim: Bir futbol fanatiği olarak, Chris’ten farklı düşünüyorum. Türk liginin İskoç, İngiliz liglerine göre daha geç başladığını biliyoruz. Buna göre yorumlamalı. Türkiye’de gittiğim ilk maç 1981 yılında Türkiye-Galler (0:1) maçıydı. İlk kez 1988′de lig maçına gittim. Türkiye’de gittiğim maçlarda çok keyif almışımdır. Türk ligini, dünyada gelişmekte olan bir lig olarak görüyorum. 1988′den beri gelişmeler var. Para faktörü devreye girdi. Örneğin, Ankaragücü maçlarına gittiğimde, herşeye bakıyorum, hakemler, futbol kalitesi vs. Zamanla gelişme olduğunu görüyorum ve bu devam ediyor. Fakat daha derinlemesine baktığımızda, İskoçya’da, İngiltere’de ilköğretim okullarından başlayarak futbol yönünden rekabet var. Diğer okullarla mücadele veriliyor. Türkiye’de de hükümet aracılığı ile futbolda rekabet olayı, okullardan başlatılmalı. Sadece eğlence için değil aynı zamanda rekabet öğretilmeli.

Tolga: Transferleri de göz önüne alırsak sizce Ankara takımları bu sene neler yapar?

Chris: Gençlerbirliği’nin durumu o kadar kötü değil. En son Nick Carle’ı aldık. U21 şampiyonasında oynayan iyi Sırp oyuncular alındı. Oftaş, en son iki Brezilyalı’yı aldı. Üç senedir alttan geliyorlar fakat bu sene ligde kalma mücadelesi verecekler ve işleri zor gibi.

Jim: Ankaragücü için mutluyum. Cemal Aydın, Beşiktaş’ta ve Trabzon’da çalışmış Briegel’i alarak iyi iş yaptı. Bulgar forvetin faydalı olacağına inanıyorum. Bay Sergen Yalçın (söylerken gülüyor) ve diğer eski oyuncuları bilemiyorum. Sezon sonunda mali olarak dengeli, tutarlı olmalıyız. Briegel’in işini iyi yapacağına inanıyorum ve bu sezon Ankaragücü’nü UEFA Kupasına taşıyacağına inanıyorum. Optimistik bir taraftarım. Ankaraspor ise Wederson ile güç kaybetti. Lige çıktıklarından bu yana sürekli gelişiyorlar, takdir edilmeyecek gibi değil.

Tolga: Futbolda belediye olayı ve Melih Gökçek hakkında ne düşünüyorsunuz?

Chris: Belediye takımları asla futbola karışmamalı. İnsanların vergilerini futbola harcamamalılar. Bu gerçekten çok yanlış. Her hafta maçlara gitmeden önce Gençlik Parkı’ndaki Sahil Restoranta gider birşeyler yer, içer, müzik dinler, keyifli vakit geçirirdik. Fakat orayı kapattırdı Melih Gökçek ve bu yüzden “Kankalar” olarak kendisine kızgınız.

Tolga: Chris senin için Gençlerbirliği, Jim senin için Ankaragücü’nü destekleme nedenleriniz nelerdir? Taraftarları hakkındaki düşünceleriniz?

Chris: Dünyanın birçok yerinde insanlar, bulundukları şehirdeki, kasabadaki takımı her ne kadar kötü olursa tutarlar. Türkiye’ye geldiğimde şaşırdım, Ankaralı birsürü insan, İstanbul takımlarını tutuyor. Gençlerbirliğili taraftarlara gelince, küfür yok, kötü söz neredeyse yok, sahaya birşey fırlatmak yok, iyi eğitimli bir taraftar grubu var. Hem taraftar hem de kulüp olarak Gençlerbirliği’ni tutmam gerektiğini geldiğimde hissettim.

Jim: 1988′de kaleci Zalad ile tanıştım. Kızlarımız aynı okula gidiyordu, o şekilde tanıştık, beni protokolde maç izlemeye davet etti ve orada Ankaragücü taraftarlarının inanılmaz tutkusunu hissettim. Otuz ayrı ülkede bulundum fakat böyle tutkulu ve aşkla takımını destekleyen taraftar grubu görmedim. 1999′da geri geldiğimde Ankaragücü’nü sürekli tutmam gerektiğini hissettim. Taraftar grupları, Ankaragücü’ne adeta kör aşık gibi sevdalı. Ülkedeki tanıdıklarıma bile bu taraftar tutkusunu, arzusunu söylüyorum.

Tolga: Ankaralı’nın futbola ilgisi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Chris: Fenerbahçe bir hafta kala şampiyon olduğu hafta, Ankara’da maça gitmiştik. Dışarıda büyük büyük kalabalıklar Fenerbahçe lehine bağırıyordu. Acaba bu kişilerden kaçı İstanbullu idi, kaçı İstanbul’u belki de hiç görmemişti! Bu, daha önceki soruna işaret ediyor. Yani, şehrinin takımını tutmak. Büyük takımları tutanların bazılarına soruyorsun, neden o takımı tutuyorsun diye, örneğin babam o takımın taraftarı diyebiliyor! Buradaki taraftar deneyimleri, İngiltere’de veya başka bir ülkedeki gibi değil. Örneğin, sırada beklemek zorundasınız. Ortam, ailelere göre değil. Bu gibi nedenlerden dolayı ilgi düşük. Bu yüzden Melih Gökçek’i takdir etmekten kendimi alamıyorum. Bir şekilde, Sincan’ın bile ötesindeki stada insanları götürüyor. Net olarak beni rahatsız eden şey, Ankaralıların çoğunlukla İstanbul takımlarını tutuyor olması.

Jim: Bundan bir sezon önce, Bursaspor’un lige çıkması ihtimali varken, Ankaragücü, Sivas ile deplasmanda oynuyordu. Arkadaşlarımdan biri Sivas’a gitmişti. Stada gittiklerinde 100 polisin koruduğu sadece 15 Ankaragücü taraftarı vardı.. Taraftarlara nerede diye sormuşlar Ankaragüçlüler niye bu kadar az geldiler diye. Onların cevabı ise, Bursa’da Bursa’yı desteklemeye gittiler. Ankaragücü taraftarları ile Bursaspor taraftarları arasındaki bu ilişki inanılmaz. Bu ilişki, Ankara ve İstanbul arasında yok. Anadolu’da bu tip birliktelikler olabilir ve geliştirilebilir. Fakat, İstanbul takımları, Ankaragüçlüleri irite ediyorlar. Beşiktaş ile Ankaragücü arasında olan bu durum mesela. Bazı aileler çocuklarını maça gönderiyorlar. Fakat, Türkiye’de statlarda İskoçya’da olan “aile bölümü” uygulaması yok. Çocuğunla maça gidiyorsun ve o özel bölüme giriyorsun. İskoçya’da bu Mart’ta kupa finaline gittiğimde etrafımda bir sürü çocuk ve aileleri vardı. Maçı rahatça izleyebildik. Türkiye Futbol Federasyonu beni dinliyorsa, tüm statlarda bu uygulamaya gitmeli. Ayrıca, Ankara’da kulüplerin kombine bilet satmasını gerekli görüyor ve bunu istiyoruz!

Tolga: “Kanka” kavramını benimsemişsiniz, grubunuzdaki diğer Kanka kod adları nelerdir?

Jim: Flying Dutchman, Smarthouse, Hibee, Vikings, Nordic…..Amerikalılar, birkaç Türk, İrlandalı, Hollandalı, Avusturyalı, Alman, İskandinav kankalarız.

Tolga: Sizce kim şampiyon olur?

Chris: Maalesef Fenerbahçe

Jim: Optimistik bir taraftar olarak, Ankaragücü diyorum ve iddialıyım!

Orjinal link:

http://www.ntvspor.net/Pages/12372.asp

Share and Enjoy:
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • Twitter
  • FriendFeed


Comments

No comments yet.

Add Yours

  • Author Avatar

    YOU


Comment Arrow



About Author

admin

This author has not yet written a description. Please give them some time to get acquainted with the site and surely they will write their masterpiece.


Additional comments powered by BackType


İnşaat