Bir Akademisyenle Çalışmanın Zorlukları

Ekim 2009′dan Şubat 2010′a dek bir akademisyenle çalıştım. Aslında bir örnekten genelleme yapıyor gibi olacağım ama bu görüşlerimi başkalarına da teyit ettirdiğimde aynı şeyi belirttiler: Akademisyenle çalışma!

1. Benim çalıştığım akademisyen, profesördü. Profesörler sizi üniversite asistanınız olarak gördüğü için asla yaptığınız hiçbirşeye – görev tanımınızın üzerinde yaptığınız şeylere bile bir teşekkür etmeleri gerektiğini bile düşünmezler. Çünkü, el pençe divan, her dediklerine evet hocam demeye alıştıkları üniversite asistanları onları bozuyor.

2. Kaprisli olma ihtimalleri çok yüksek.

3. Dağınık oluyorlar, birçok şeyi hatırlatsanız da, iş hayatından direkt gelme bir yönetici gibi değiller.

4.  Birinci maddedeki gerçeklikten hareketle sizi tanıma gereği duymuyorlar, siz sadece asistansınız onlara göre.

5.  Ne yazık ki, bunu onaylayacak başka örneklerim de var : teknolojiden, hele hele sosyal medyadan vs bir haberler desem az kalacak.

Bu 5 madde üzerine eklemeleriniz var ise mutlaka yorum olarak belirtin. Bu yazıyı bir kişiye ithafen değil, akademisyenlerle çalışmak isteyenlerin kulaklarına küpe olsun diye yazdım, katkı sağlasın, fayda sunsun.

Share and Enjoy:
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • Twitter
  • FriendFeed


2 Comments

Comments

  1. Sinem Co Mart 2nd

    Comment Arrow

    genelleme yapmaya gerek yok, ne akademisyenler gördüm, pamuk gibi ;)

    This comment was originally posted on FriendFeed


  2. Halit Altunterim Mart 2nd

    Comment Arrow

    "iş" önceliklidir.. disiplinli olmaları gerekir normalde..

    This comment was originally posted on FriendFeed


Add Yours

  • Author Avatar

    YOU


Comment Arrow



About Author

admin

This author has not yet written a description. Please give them some time to get acquainted with the site and surely they will write their masterpiece.


Additional comments powered by BackType