İstikrar ve Gençlerbirliği SporX 15 Şubat Tarihli Yazım
Öncelikle haftaiçi 3. yaş doğumgünü yemeğine katıldığım Haydigencler.com’u bir kez de buradan kutluyorum.
Bu yemekte dile getirdikleri en önemli konu, kulübün gerek takıma gerek ise taraftarlara yaklaşımı. Özellikle daha yaşça ileri Haydigencler.com üyelerinin şikayeti, kulübün takımı bir yerlere taşımaması, muhalefet istememesi ve taraftarlara olan yaklaşımı. Özellikle Başkan İlhan Cavcav’ın “taraftarımız yok ki zaten Yenikent’te oynasak ne olur” manasına gelen tuhaf ifadelerini yadırgadıklarını belirttiler.
Geçtiğimiz hafta Beşiktaş maçını değerlendirirken defanstaki sıkıntıların büyük sorun teşkil ettiğini belirtmiştik. İlhan ile Radeljic uyumsuz ikilisine Orhan Şam’ın da hataları eklenmiş, ileride oynayan futbolcular da bir golde kalınca fark gelmişti. Yani, bir yerde gelmeyen goller, defanstaki hatalarla birleşmişti. Thomas Doll’ün defanstaki ve defansın önündeki eksikleri gidererek başlayacağı bir Kasımpaşa maçı bekliyorduk. Alman Hoca bizi yanılttı: Defanstaki eksikleri görmediğini ispatladı. İlk onbirde Beşiktaş maçına göre Kahe-Harbuzi ikilisi gitmiş, Vranjes ve Bilal gelmişti. Gençlerbirliği kendi evinde oldukça defansif bir dizilişte yer almış; Maraton’da maçı birlikte izlediğim taraftarlarla birlikte bunu algılamakta zorlanmıştık. Kasımpaşa, 4-4-2 taktiğinden ödün vermeden sahada yer almıştı. Her ne kadar bedava imkanlar da olsa, hatırı sayılır bir taraftar topluluğu vardı. Tribünlerden “her hafta deplasman istemiyoruz” tezahüratı manidardı.
Karşılaşmanın ilk dakikalarında Gençlerbirliği daha atak gözüktü. Atak bir futbol, sonuç getirmeyen çabalarla dolu izledik. Gençlerbirliği topu yere indirdiğinde daha iyi işler yapabiliyorken, Serdar’ın inatla degajmanları, Radeljic’in geriden şişirmeleri ile topu rakibine veriyordu. Böyle oynanmayan dakikalarda Kasımpaşa’nın da aman aman bir top oynadığı yoktu. Açıkçası Yenikent’in konumu tribünlerdekileri de sahadakileri de sanki piknik havasına sokuyor, bir de güneş çıkınca rehavet artıyor. Maçta takibe aldığım Vranjes, takıma uyum sağlamaya çalıştığını kanıtlar gibiydi, zaman zaman gönderdiği ara paslarla faydalı oluyordu. Burhan sağ kanatta ve zaman zaman ortadan iyi girişler yapıyor ama ne iyi pas veriyor ne de son pasları yapabiliyordu, tribünlere saç baş yoldurmakta istikrarlıydı. Mustafa Pektemek’in gayretleri beyhude kalıyordu. Gençlerbirliği, ani ataklar dışında rakibine baskı kuramamış, topu oyuna sokarken özellikle Kerem’in beceriksizlikleriyle sürekli top kaybetmişti. Nitekim 40.dakikada Kasımpaşa’nın golü, Gençlerbirliği’nin savunma anlamında faciada olduğunu bize gösterdi. Özetlerde Yekta’nın kullandığı gol gözükmeyecektir, Gençlerbirliği futbolcuları topu adeta rakibe verip bir de faul yaptılar. Sonra da Yekta’nın orta-şut karışımında Orhan ile Aykut, bir oyuncunun yalancı sıçrayışına aldanıp kalecinin topu görmemesini sağladı. Bu golü Thomas Doll’ün defalarca izletmesi gerek oyuncularına.
İkinci yarıya girerken günahlarından arınmak isteyen bir Thomas Doll vardı. Hurşit ile Kahe, Bilal ve Kerem’in yerine sahadaydı. Hurşit’in de girmesiyle kanatların etkin hale geleceğini düşünürken, Radeljic’in geriden şişirmeleri iyice sıklaşmaya, top kırmızı-siyahlılarda kalmamaya başladı. Kasımpaşa’nın attığı 2. golde her ne kadar muhteşem bir Paşa oyunu var ise de, Gençlerbirliği defansının içler acısı halini bir kere daha görmüş olduk. Moritz’in golü açık ara haftanın golü seçilir diye umuyorum. Kasımpaşa’nın golünden sonra etkisiz, silik bir Gençlerbirliği vardı. Kırmızı-siyahlılar Manisa karşısındaki o unutmak istediğimiz futbollarını bu maçta da sergileyerek 2. kez bizleri hayal kırıklığına uğrattı. 40-50 km yol gelen insanlar bu futbolu izlemeyi hak etmedi.
Maçın adamı Yekta oldu. Birinci goldeki ortası ile değil, maç boyu istekli, arzulu mücadelesi ile bir adım öndeydi. Paşa defansındaki Barış Başdaş faydalı işler yaptı. Şahin heyecanlıydı. Moritz, Kasımpaşa kumaşından fazla olduğunu yine gösterdi. Murat Erdoğan, etkisiz rakip karşısında driplingler yaptı. Kasımpaşa maç boyu 4 şut attı, ikisi gol oldu.
Gençlerbirliği maç boyu karşı kaleye 8 şut kaydetti. Fakat, biri bile taraftarları heyecanlandırmadı. Vranjes, maç boyu 5 negatif, 8 olumlu top kullandı. Alışırsa faydalı olabilir, Maraton tribününde pek beğenilmedi. Mustafa Pektemek, ev sahibi ekipte maçın adamıydı. Geriye kalan oyunculara 5 üzerinden 1 verebiliriz. Kerem için bu takımın oyuncusu değil diye yıllardır her yerde söylüyorum, yazıyorum: fakat sürekli ilk 11′de yer alabiliyor. Bilal, bulduğu şansları iyi kullanan bir oyuncu olarak aklımızda yer etmişken, bu özelliğini yitirmeye başladı. Aykut, Momha- Murat Kalkan alternatiflerinin ardından birden alternatifsizlik dönemi içinde performansını, konsantrasyonunu kaybetmeye başladı.
Başlığımda yer alan iki kelime, birbiriyle giderek negatif anlamda buluşmaya doğru emin adımlarla ilerliyor.
THOMAS DOLL
Neredeyse bütün maç boyu yerinde oturdu, o ilk maçlardaki yerinde duramayan, sürekli ayaktaki hırslı Thomas Doll’den eser yoktu. Bu maçtaki gibi kurgusal hatalar yaptığı sürece Gençlerbirliği kötüye gidecektir. Gelecek hafta Eskişehir karşısında Gençler’in işi çok zor.
İLKER MERAL
Maçın hakemi İlker Meral’e bir yorumum olacak. Olabilir bazı insanların kilo alma durumu, hatta kilolu gözükme sorunu olabilir. Fakat İlker Meral’in biraz daha tempolu bir maçta, kontrolü elinde tutması fiziği nedeniyle çok zor. Pozisyonlara yetişmekte, daha doğrusu daha iyi görmekte sıkıntı yaşayabilir. Kendisine fiziğine biraz daha dikkat etmesini tavsiye ediyorum, Merkez Hakem Kurulu da bu konuda herhalde uyarılar yapıyordur. Gençlerbirliklerin İlker Meral’e Şişman Hakem tezahüratı, hakeme olan tepkilerinin mizah duygusu ile dışavurumu şeklinde tribünlerde beni de güldürdü, bunu da belirtmeden geçemeyeceğim.
LIKEMIND ANKARA ŞUBAT BULUŞMASI
Daha önce de Likemind Ankara buluşmalarına dair özet bir bilgi geçmiştim. İş hayatında farklı sektörlerdeki profesyonellerin, akademik kişilerin hatta öğrencilerin bir araya geldiği ücretsiz Likemind Ankara etkinliğinin bu ayki buluşması 27 Şubat tarihinde Beşevler Starbucks’ta gerçekleştirilecek. Orada görüşmek dileklerimle…
http://www.sporx.com/yazarlar/tolga_ozek/7943/?ref=AYTO
- SporX “Kötü Oynarken Kazanabilmek” – 13 Aralık
- Şampiyon Ankara(!)
- Haydi Gençler SporX 7 Aralık Yazım
- SporX 1 Kasım Tarihli Yazım “Daha Kötüsü Olamaz”
- Bundan Sonra…
Comments
About Author
Additional comments powered by BackType







Add Yours
YOU