1. yazıda daha çok plaj ve ilk Rio’ya varış macerasına yer verdim: http://www.tolgaozek.com/rio-de-janeiro-notlarim-1/

Eğer Rio de Janeiro’ya gittiğinizde yanınıza havlu almadıysanız veya havlu ağır geldi ise hiç debelenmeyin… Copacabana ve Ipanema plajlarında yanınıza ortalama 5 dakika içinde mutlaka rastgelen bir satıcı olacaktır ve ondan bir ipince plaj havlusu alın. İlk başta 30 Real diyen satıcıyı Türk işi pazarlıkla 20 ‘ye ikna etmeyi başardık.

Bu satıcılar Cola, Bira (Portekizcesi Cerveja), kolye, takı herşeyi satabiliyorlar. Birisi vardı çok eğlenceliydi, elindeki nesne güya dökülen bira ama etrafı sarılmış yapay bir madde ile sizi önce panikletiyor, sonra güldürüyor. Yanımda nakit olsaydı mutlaka alırdım. Rio de Janeiro’da gecekonduların olduğu Roçinha mahallesi seyahatinin 5. gününde ziyaret duraklarındandı. En belalı tiplerin olduğu Roçinha, aynı zamanda en eğlenceli sokak aktivitelerinin de yapıldığı bir yer. Hızlı ve Öfkeli 5 burada çekilmiş. Rehberimiz bize elimizdeki iPad vs dikkat çekici eşyaları çantamıza koymamızı istedi. Roçinha’yı tepeden gören bir yerden manzarayı seyre daldık.

Burası öyle eglenceli bir yer ki inanılmaz graffitiler var sokaklarda. Haliyle arka planda kalmış hayatlar, hayal güçlerini bir şekilde dışarı vuruyorlar ve sokaklarda muhteşem çalışmalar yapıyorlar. Belki anne, babaları gündüzleri plajlarda para kazanmaya çalışıyor – belki onlar da… – ama özellikle o bölge çocukları hep güleryüzlü…En beğendiğim ise şu oldu:

Benim gibi kel biri iseniz haftada 1 traş olmak gibi bir derdiniz olabilir. Özellikle seyahatlerde bu buyuk derttir, çünkü alıştığınız berberiniz yerine birini bulmalısınız…Tabi olası sürpriz rakamlara da hazır olmanız lazım. Copacabana bölgesinde traş olmak için berber araştırmasına giriştim. Sonuç şu: sadece unisex berberler var! Ama bizdeki gibi iki tarafı birbirinden ayrı çalışan kuaför tipi değil..İç içe…. Ve beni traş eden adam, traş sırasında sıkılmıyım diye şu dergiyi verdi:)

Biraz da her turistin yaptığı gibi şehrin görülesi, en çok fotoğraflanan köşelerinden bahsedelim. Rio’nun şehir merkezi bölgesi gündüz sakin, huzurlu lakin akşam turistler için pek gidilesi bir yer değil. Buralarda akşam takılırım demeyin, takılmayın. Lapa bölgesi Cumartesi ve Çarşamba akşamları eğlenceli olabilir fakat biz yine de oraya da gitmedik. Yapmanız gereken şey, cebinize size yetecek kadar para almak, elinizde birşey taşımamak…Ve huzurlarınızda önünde bir eylem de yapılan Rio de Janeiro eyalet meclis üyelerinin toplandığı bina…

Malum ülkede 2013 yaz aylarının bir gündemi de boyalı, süslü merdivenler. Burada bunun adeta babası var. Ama bir farkla sadece boya yok, aynı zamanda üzerinde değişik ülkelerden getirilen işlemeler, süsler var. Escadario de Seleron…Muhteşem…Harika… Sanat bakış açısı, keyfi, belediyecilik böyle birşey olmalı. Huzurlarınızda biz Türklerin de yer aldığı bir basamakla birlikte Selaron:

Şehir merkezinde tarihi denebilecek yer sayısı neredeyse bir elin parmağı kadar. Bunlardan en bariz eski olanı, ama o derece ihtişamlı…2 katlı…tam İstiklal Caddesi bölgesi mekanı tadında…. Confeitaria Colombo mekanın adı.. Burada mutlaka kahve yanında Portekiz Tatlısı Belen Böreği yiyiniz… Ardından bana teşekkür edeceksiniz…

Elbette Rio de Janeiro’ya gelince gitmeniz ve mutlaka zaten gideceğiniz bir yer var… İsa Heykeli….Sadece turistik amaçla yaptırılmış bu heykele giden yolda daha önceleri tramvay da sefer yapıyormuş. Tramvay takla atarak onlarca turistin yaralanmasına yol açınca seferden kaldırılmış ne yazık ki…Ayrıca bir tren hattı da heykele doğru çıkıyor. Araba imkanınız varsa mutlaka onu tercih edin ki dağın öbür tarafından da muhteşem bir yoldan inerek şu doğa manzaralarını görebilin… Bilen biri ile gitmenizde çok ciddi fayda var:

3. ve son Rio şehir not yazısında görüşmek üzere…