SporX Başkent Derbisi Yazım Almayı Bilmek

Almayı bilmek

01.03.2010

19 Mayıs’ta 2 aylık bir aradan sonra maç izlemek, en azından “kolay ulaşılabilir” bir durumdu. Taraftarlar da bu durumdan mutlu gözüktüler, lakin sahanın özellikle bazı bölgelerindeki içler acısı hali de gözümüzden kaçmamıştı.

Hafta arası maç değerlendirme yazımda çifte şans Ankaragücü alır demiştim. Buradaki nedenlerden biri de Ankaragücü’nün toparlanma sürecinde olması, Gençlerbirliği’nin ise futboluyla meçhule doğru gitmeye başlamasıydı. Roger Lemerre, Geremi’yi sağ, Cihan’ı sol bek yaparak başladı maça. Açıkçası şaşırttı fakat Gençlerbirliği’nde sol açığı domine eden bir futbolcu yoktu, Orhan’ın önünde de Burhan değil Hurşit vardı, yani o kanat da tam manasıyla aktif değildi, bu nedenle sıkıntı yaşamayacağı belliydi. Bu maçta Vittek ile Vassell arasındaki uyumu, sayılarla not etmek istedim.

Ankaragücü gol atana kadar Gençlerbirliği isimli bir takım sahada göremedik. Vassell’in golünde belirtmemiz gereken iki husus var. Birincisi, Sapara’nın harika pası, ikincisi ise haftalardır Orhan ile Radeljiç arasındaki bölgeden gelen goller. Beşiktaş maçında da bu iki oyuncu arasından atılan topta rakip, fileleri havalandırmıştı. Sarı-lacivertliler, golden sonra zaman zaman etkin ataklar gerçekleştiriyor, savunmasında verdiği açıklarda kaleci Serkan başarılı oluyordu. Güçlülerde Vittek ile Vassell zaman zaman yakın oynuyor, Sapara ise golden sonra yine sessizliğe bürünüyordu. Kahe’nin sahada kayıp olduğu bir 45 dakika izledik.

İkinci yarıda bolca duran oyun, Gençlerbirliği’nin taraftarına da fazla umut vermeyen ataklarını izledik. Thomas Doll’ün 63.dakikadaki değişiklikleri doğruydu. Haftalardır dökülen Orhan’ın yerine Tozo, Kerem’in yerine ise Serkan’ı aldı. Böylelikle kontratağa daha müsait bir takım haline de geldi mecburen. 72.dakikada ise Kahe’nin yerine kurtarıcı (!) Patiyo’yu sahaya sürdü. Doll’ü anlamak gerçekten mümkün değil, Patiyo’nun ne olduğunu hala görememiş, yazık. Kahe’nin ölüsü bile Patiyo’dan daha faydalı olurdu. Beyhude çabalar, Hürriyet ve Rajnoch’un başarılı müdaheleleri ile kesilen akınlar Gençlerbirliği’ne golü getirmedi. Ankaragücü’nde Bilal’in oyuna girmesi sevindirici, stilini çok beğendiğim bu futbolcunun kadroda, zaman zaman ilk onbirde yer alması zenginlik yaratacaktır. Vittek ile Vassell arasındaki uyuma dair istatistiklere gelince; İngiliz futbolcuya attığı 6 toptan 3’ü isabetli 3’ü ise isabetsiz oldu Vittek’in. Birbirlerine yaklaşarak oynamaları, ileriye dönük olarak artı hanesine yazıldı. Sapara ve Rothen’in takım savunmasına daha fazla katkı vermeleri gerek, zira her rakip, Pazar günkü Gençlerbirliği gibi oynamayacaktır. Vittek’in bir sorunu da sık ve gereksiz ofsayta düşmesi.

Maçı adamına net bir aday bulamamakla beraber, Hürriyet ve Rajnoch’un öne çıktığını belirtmek gerek. Ayrıca, attığı gol ve gayreti nedeniyle Vassell’i kutlamak gerek. Sapara’nın ara pasları, rakibi öldürücü olmaya devam ediyor. Maçın genelinde performansını yüksek tutabilirse hem daha faydalı olacak hem de 90 dakikayı sahada tamamlayabilecek. Rajnoch’u yine çok beğendim. Tekrar ediyorum, sporseverler büyük takımlara karşı performansını televizyondan izlesin, ne kadar faydalı olduğunu görecekler. Muhammet Hanifi ile iyi bir ikili oluşturdular. Cihan, uzun süredir bu kadar faydalı olamamıştı. Geremi sağbekte üzerine gelen olmadığı için rahattı, ortaları ile tehlike yarattı. Her iki teknik direktörü de hücum ağırlıklı sahaya çıktıkları için tebrik edelim.

Ankaragücü özetle istediğini almayı bildi. Son haftalarda giderek daha iyi olacağını belirtmiştik. Haftalardır kazanamayan değil, aslında haftalardır yenilmeyen bir takıma dönüştüler, bu gözle bakmakta fayda var.

Gençlerbirliği ise giderek şu cümleye yaklaşıyor : “ ahı gitmiş vahı kalmış”. Ligin ilk yarısında Ankaralıları, “bu takımı izlemeye gelin, yense de yenilse de iyi futbol oynuyor” diye davet etmiştim yazılarımda. Şimdi bundan eser kalmadı. Gençlerbirliği, 8 puan farkla rakiplerini üzerinde ipe dizmiş, birden “solama” imkanı varken şimdi aşağılarda sıradan bir takım haline geldi. Burada, takımdaki savunma eksiklerini göremeyip gideremeyen, forvete Patiyo yerine en azından gol atmayı becerebilen bir oyuncu aldırmayan Thomas Doll ile haliyle yönetimin dahli var. Dileriz düzelirler.

Saha kötüydü, Hürriyet bir pozisyonda saha nedeniyle kendini sakatladı. Thomas Doll, maç oynanırken sahaya girip bir bölgeyi ayağıyla düzeltti. Gerçekten bu statta maç yapmak, futbol oynamak kolay değil, daha önce de belirttiğim gibi, Yenikent’e gitmeyi kimse istemiyor, zamanında bu stada alternatif yaratmayanlar şu anda yaşanan sıkıntının sorumlularıdır.

http://www.sporx.com/yazarlar/tolga_ozek/7998/?ref=AYTO#

Share and Enjoy:
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • Twitter
  • FriendFeed


Comments

No comments yet.

Add Yours

  • Author Avatar

    YOU


Comment Arrow



About Author

admin

This author has not yet written a description. Please give them some time to get acquainted with the site and surely they will write their masterpiece.


Additional comments powered by BackType