SporX “Kötü Oynarken Kazanabilmek” – 13 Aralık
Kötü Oynarken Kazanabilmek..
19 Mayıs Stadı’nda Ankaralıların Gençlerbirliği’ne yeterli desteğini hala göremiyorum. Karşılaşmalara gelen seyirci sayısı ortalama alınsa herhalde bir 50 kişi fark ediyordur her hafta. Ankaralılar, zaman zaman kötü oynasa da, güzel işler yapan, keyif veren bu takımı lütfen her zamankinden daha fazla destekleyelim. Gençlerbirliği maçlarının soğuk havada yapılabilecek güzel bir aktivite olduğuna emin olun, sıkı giyinin, çayınızı, kahvenizi statta alın ve destek verin.
Gençlerbirliği geçen hafta kötü oynarken kazanmasını bilmişti. Geçen hafta Mustafa Pektemek kurtarmıştı takımı. Defanstaki anlaşmazlıkları, orta sahada Cem Can ile Kerem’in kötü sinyallerini uyarı mahiyetinde yazmıştık. Kötü oynarken kazanmıştı Gençlerbirliği.
Kırmızı-siyahlı ev sahibi ekip, geçen haftanın aynı kadrosunda, yedekte Harbuzi ilavesi ile sahadaydı. Gaziantep de o bildiğimiz orta sahası kalabalık ve hücum ağırlıklı futbolculardan oluşan kadrosuyla yer almıştı, Beto yedekti.
Ev sahibi ekip, maça daha iyi konsantre olmuş halde başladı. Gaziantepsporlu futbolcular sanki Ankara’ya gezmeye gelmiş gibiydi. 35.dakikaya kadar organize bir ataklarını göremedik. Konsantrasyonu düşük Gaziantep’e karşı topa rahatça sahip olan, top çeviren Gençlerbirliği, Burhan’ın inanılmaz katkısı ve Sandro’nun vuruşuyla 1-0 öne geçti. Geçti geçmesine ama daha önceki maçlardaki hastalık kendini tekrar göstermeye başladı: Dramatik konsantrasyon kaybı. Gençlerbirlikli futbolcular golden sonra, rakipleri de oyuna fazla asılmadı ama birden sanki ikinci gole gerek yokmuşcasına etkisizleştiler, 18.dakika-45.dakika arasında Cem Can’ın son anda attığı müthiş şut dışında önemli bir detay yoktu. İlk yarıda kapalının önündeki yardımcı hakem inanılmaz ofsayt hataları yaptı, maça konsantre olayım derken düştü, kaydı. Futbol sahalarında ender gördüğümüz bir olay oldu, tribünlerde bir gülümseme vesilesiydi.
Gaziantep’in ikinci yarıya toparlanarak başlamasına Thomas Doll’den zamanında bir müdahele geldi. Etkisiz, ayağına aldığı topları kaybeden Hurşit’in yerine Bilal ve Sandro’nun yerine Pektemek değişiklikleri gerçekleşti. Thomas Doll oyuna müdahele etti evet bu anlamda takdir ediyorum ama orta sahada dökülen Cem Can ve Kerem’i nasıl göremedi? Hurşit de etkisizdi kabul fakat hocanın ortadaki ikiliyi göremeyişi olacak iş degildi. Savunmadan cıkan ilk topları alan bu ikili ya ileriye top aktaramıyordu ya da 1-2 pasta top kaybı ile rakibin direncini artırıyordu. Beto’nun golünde, Brezilyalı futbolcuyu takdir etmekle birlikte, İlhan ve Radeljiç arasındaki uyumsuzluğa da bir not daha düşmüş oluyorum. Son dakikalarda olağanüstü kötü bir Gençlerbirliği ve karşısında galibiyeti kaçıran Gaziantepspor vardı. Gençlerbirliği’nde Thomas Doll, son olarak Burhan’ı alıp Harbuzi’yi oyuna sürünce anlaşıldı ki hocanın 3 puan niyeti bir noktadan sonra bitmiş.
Maçın adamı goldeki pası “sayesinde” Burhan oldu. Sayesinde diyorum, çünkü oyunda kaldığı sürenin bir bölümü hariç yeterince etkili olamadı. Kahe durgundu, iki haftadır düşüşte. Kahe’nin yerine maçın belli bir bölümünde oynayabilecek, Mustafa Pektemek ve Dijite’de olmayan özellikte “striker” bir yedek golcü alınmalı devre arasında. Bunu daha önce de ifade etmiştik. İlhan ile Radeljic bana güven vermiyor. Tek olarak, yanlarında başka bir defans oyuncusu varken elbette değerli, önemli oyuncular ama Galatasaray’daki Servet-Gökhan Zan olayı gibi bu iki oyuncu da birlikte emniyet hissi vermiyor. Aykut önemli işler yaptı, lakin önündeki Hurşit de Bilal de yeterince etkili değildi.
Cem Can ile Kerem, birlikte bal yapmayan arı gibiler. Cem Can yine de daha etkili olsa da, her iki oyuncu da çok pas hatası yapıyor, kendi görevleri dahilinde elbette rakip akınlarını kesmek olsa da, topu oyuna iyi sokamadıkları dakika toplamları son haftalarda giderek artmaya başladı. Bu ikiliyi 90 dakikada oyunda tutabilen Thomas Doll’ü anlamak zor. Gençlerbirliği’nin maç içi konsantrasyon sorununu çözmesi gerekiyor. Görüyoruz ki, her maçta bir kurtarıcı çıkamayabiliyor. Kendisi takım halinde öne geçince “bu skor yeter” psikolojisine bürünebiliyor, bu nedenle bazen diyorum ki, ilk golü Gençler yemeli ki, konsatrasyonu üst düzey kalabilsin. Gençlerbirliği kötü oynayarak kazanmayı öğrenebilirdi, ama bu yolda “büyük takım” olmak adına katetmesi gereken çok yol olduğunu bize bir kere daha gösterdi.
Gaziantepspor’da hiçbir oyuncu benim açımdan öne çıkmadı. Ne golü atan Beto, ne Julio Cesar Souza, hiçbir futbolcu dikkat çekici performans göstermedi. Defanstaki Deumi’nin müdaheleleri, girişleri sağlamdı. Maçın şut istatistikleri Gençlerbirliği adına 13, Gaziantepspor adına 9 oldu. Gençlerbirlikliler sadece 2 kere ofsayta düşerek bu konudaki ortalama istatistiklerini tekrarlamış oldu.
Bu arada, Hakem Serkan Çınar’ın ikinci yarıda İlhan’ı rakibini oyundan çektiği anda oyundan atmaması ise olacak iş değildi. Hakem sadece sarı kart gösterdi, halbuki pozisyonda geriden gelen Radeljiç, Gaziantepli oyuncuyu yakalayamazdı, kırmızı kart çıkmalıyd. Serkan Çınar adına kötü bir not, eleştiri olarak kaydedelim.
1 Puandan Memmuniyet?
Thomas Doll maçtan sonra 1 puandan memnunum dedi. Acıkcası yukarıdakileri böyle yakalamışken nasıl memnun olunabilir? Bu takımın hedeflemesi yukarılar mı yoksa, zirvenin eteklerinde güvenli bir pozisyon mu anlayamadım…Yenemiyorsak yenilmeyelim mantığı hakim olursa Gençlerbirliği ileriye değil geriye doğru gider.
Likemind buluşmaları…
Ankara’daki spor etkinliklerinin yanı sıra şehrimize katkı amaçlı olarak, geçen senenin sonlarından itibaren düzenlenen ve genel olarak katıldığım bir etkinlikten bahsetmek isterim. Likemind etkinlikleri; dünyayı değiştirecek bir fikri olduğuna inanan ya da dünyayı değiştirecek fikirler duymak isteyen; pazarlama yöneticileri, reklam profesyonelleri, bilişimciler, doktorlar, avukatlar, öğretmenler, işsizler ve geleceğe ilgi duyan benzer zihinli (likemind) kişilerin ayda bir yaptığı buluşmadır.
Bu buluşmalarda kim olduğunuzdan çok kim olmak istediğiniz ve bunun için ne yaptığınız ön plana çıkmakta olup; bir kahve masası etrafında toplanan farklı kişilerle, herhangi bir gündem olmadan konuşabilme yeteneği kazandırmaktadır.
Bu ayki buluşma, 19 Aralık Cumartesi saat 10.00’da Beşevler Starbucks’ta düzenlenecek. Aralık etkinliği ve bundan sonraki etkinlikleri Facebook Likemind Ankara sayfasından takip edebilirsiniz.
http://www.sporx.com/yazarlar/tolga_ozek/7788/?ref=AYTO
- İstikrar ve Gençlerbirliği SporX 15 Şubat Tarihli Yazım
- Haydi Gençler SporX 7 Aralık Yazım
- SporX 1 Kasım Tarihli Yazım “Daha Kötüsü Olamaz”
- SporX 20 Eylül Tarihli Yazım “Thomas Doll’ün Tak….”
- Sporx 14 Eylül Yazım: ” İki Kere İki = Kahe”






Add Yours
YOU